Gözden kaçırmayın

İstanbul'da Artan Diyaliz İhtiyacı
İstanbul'da her gün yaklaşık 10 bin hasta diyalize giriyor. Şehirdeki 92 farklı merkezde verilen bu hizmet, özellikle böbrek yetmezliği yaşayan hastalar için hayati önem taşıyor. Bu yüksek sayı, kronik böbrek hastalığı oranlarının artışıyla birlikte diyaliz ihtiyacının da giderek arttığını gösteriyor.
Diyaliz Nedir ve Neden Gereklidir?
Diyaliz, böbreklerin görevini yapamadığı durumlarda vücuttan zararlı maddelerin temizlenmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. Böbrekler yeterli fonksiyon göremezse, toksinler ve fazla sıvı vücutta birikerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Diyaliz sayesinde bu zararlı maddeler temizlenir ve hastanın yaşam kalitesi korunur.
İstanbul'daki Diyaliz Merkezlerinin Kapasitesi
İstanbul'da faaliyet gösteren 92 diyaliz merkezi, günde yaklaşık 10 bin hastaya hizmet veriyor. Bu merkezlerdeki cihazlar ve uzman personel, hastalara düzenli olarak diyaliz tedavisi uygulanmasını sağlıyor. Merkezlerin kapasitesi, artan hasta sayısıyla birlikte zaman zaman zorlanabiliyor.
Kronik Böbrek Hastalığına Dikkat!
Uzmanlar, kronik böbrek hastalığının erken teşhis ve düzenli takibin önemine dikkat çekiyor. Risk faktörleri arasında diyabet, yüksek tansiyon ve ailede böbrek hastalığı öyküsü bulunuyor. Erken dönemde tespit edilen hastalıkların ilerlemesi yavaşlatılabilir ve diyaliz ihtiyacı ertelenebilir.
Diyaliz Tedavisi Süreci Nasıl İşliyor?
Diyaliz tedavisi genellikle haftada üç kez, yaklaşık dört saat süren seanslar halinde uygulanır. Bu süreçte hastanın kanı temizlenir ve vücuttaki fazla sıvı atılır. Diyaliz tedavisinin yanı sıra hastalara beslenme düzenlemesi ve ilaç kullanımı gibi destekleyici tedaviler de uygulanmaktadır.
- Diyaliz, böbrek yetmezliğinin bir tedavi yöntemidir.
- İstanbul'da 92 merkezde diyaliz hizmeti verilmektedir.
- Günde yaklaşık 10 bin hasta diyalize girmektedir.
- Kronik böbrek hastalığına karşı erken teşhis önemlidir.
Bu durum, İstanbul'daki sağlık sisteminin yükünü artırırken aynı zamanda diyabet ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıkların önlenmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini de gözler önüne seriyor.
Yorumlar
Yorum Yap